26 Nisan 2008 Cumartesi

Yalakalığın Deneysel Olarak İncelenmesi

Bazı varlıkların kendileri olabilmeleri için mütemadiyen yapmaları gereken görevleridir.
Bu varlıklar asla kendileri değillerdir.an itibarı ile temizledikleri kıçın bayrağını sallarlar. Ve tutumlarını o kıça göre belirlerler. Gerektiğinde clubber, gerektiğinde statükocu, gerektiğinde sosyalist, gerektiğinde kafatasçı ve gerektiğinde reklamcıdırlar. Savundukları kıç ne ise o’durlar.kıçın konuşmasına bile gerek yoktur çoğu zaman tat alma duyuları o kadar gelişmiştir ki ikinci yalamalarında ne olmaları gerektiğini bilirler.
Aslında bu onların hayata karşı tutumlarıdır.yalayacak bir kıç olmasa varoluşlarına anlam veremezler.
Entelektuel altyapı sahibi değillerdir. Fakat pratik bir zekaları olduğu bilim çevrelerince kabul edilir. Çünkü hayatlarını idame ettirebilmek için bulundukları ve gireceği her ortama çok çabuk adapte olmak zorundadırlar.
Söylemleri tutarlı değildir. Bulundukları konum itibari ile tutarlı olmaları da mümkün değildir zaten.sıkça kendilerini inkar ederler .kıçın isteklerine tabidirler .sürekli “ bir yerlere gelme” kaygısı taşıdıklarıiçin kıçtan kıça dolaşır dururlar.
Kendilerinden hoşnut değillerdir. Ruhlarını ve bedenlerini sabip/sahibe olarak kabul ettikleri kıça ve o kıçın gösterdiklerine satarlar.
“icraatleri dillerindedir” bu yüzden dillerini iyi kullanırlar. Zaten kıçta onları bu yüzden kendi ortamına takdim eder. Bilindiği üzere kıç birikimini üfürerek ya da dışkı halinde sunar ve karşısındaki insanı rahatsız eder. Ve kıç birikimini sunduğu anda devreye kıç yalayıcısı girer kıçı ve birikimi temizler ve başkalarına en az rahatsız edici hale getirir. Ve ilerleyen dönemde bu yalayıcıların ağzından çıkan her kelime de diğer insanlara rahatsızlık vermeye başlar.
Bilim çevrelerinde bu varlıkların neden bu misyonu üstlendiğine dair belirli bir sebep bulunmamakla birlikte aile ve okul çevrelerinde yaptıkları her yalakalık ve kendi türüne yaptığı her ihanet( öğretmene ispiyon gibi diğer çocukları ailelerine şikayet etmek gibi) ödüllendirilmiş oldukları düşünülmektedir.
Gönüllü denek kıç yalayıcılarının üstünde yapılan deneylerde beyinlerine yapılan stereotastik taramalarda bu yalayıcıların sinir hücresel alt şebekelerinin aradijitasyonunda sapmalar olduğu gözlemlenmiştir.
Gönüllü denekler 28 santigrad derecede limon suyuna yatılırıp üzerlerine bolca zeytinyağı dökülüp kuluçkaya yatırıldılar. Ardından yapılan analizlerde sağ yarım kürelerinde büzüşme olduğunu gösterdi.
Daha sonra oda sıcaklığı 45 derece de sabit kılınması için 4 adet kettle bulunan oda da bekletildiler ve aynı anda -anne karınında 15 gün daha dursa tamamen kıç olarak doğabilecek- potansiyel kıçlar gösterildi ön reticularis thalami pars lateralis nucleus larında soluklaşma görüldü.ve bu soluklaşmayla dillerini dışarı doğru bilinçsizce çıkardıkları gözlemlendi.
Bu varlıklarda boyun eğmecilik gelişmiştir. Çünkü başkalarına yönelik büyük beklentilerinin bir sonucu olarak yalamalık kıç sahiplerinde düşmanlık uyandırmayı göze alamazlar. çünkü kendilerinin insan olma imajını korumaları gerekmektedir.kısmen kendi bilinçsiz asalaklık eğilimleri kısmen bu boyun eğici tutumlarının kısmende yaşamlarını oturttukları bu aldatmaca hayatları nedeniyle kendilerini küçümseme eğilimindedirler. Bu yüzden en büyük korkuları başkaları tarafından küçümsenmektir.
Bu kıç yalama gibi mazoşistik arayışlarının altında kendini unutma ve kendi benliklerinden kurtulma isteği yatar.

Zubrowski,p : kıç yalayıcıları üzerine bir teorem
Chicoulatai ,m & lorelai s : psikoanalizde kıç yalayıcıları üzerine çalışmalar
Ustasov, u : zeytinyağında kalan kıçyalayıcısı üzerinde deneyler
Maotzk, k : kıçyalayıcılarına sifon takılmalı mı sorunsalı

"bu yazımı daha önce hesabımla birlikte silinmeden önce ekşi sözlükte yazmıştım."

Hiç yorum yok: