26 Nisan 2008 Cumartesi

Lady Shallak

Bir zamanlar bir ülkede çocuk özlemi çeken soylu bir aile varmış. Fakat doğa bu aileye pek insaflı davranmadığı için çocukları olmuyormuş. Ve bu özlemlerini gidermek için bir bebek almaya karar vermişler. Kendi bulundukları bölgede bir köylünün karısı da dokuzuncu çocuğuna gebeymiş. Köylü kadın bir gece rüyasında bir kadın görür. Kadın üzgün bir şekilde “lütfen bu bebeğin yaşamasına izin vermeyin” diyip ağlıyormuş. Köylü kadın doğumun son günlerinde bu rüyayı sıklıkla görmeye başlamış. İçinde kuşkular büyüyor, doğuracağı bebeğin büyük bir felakete sebep olacağından korkuyor ve içten içe de merak ediyormuş. O köyde yaşayan bir büyücü kadına danışmaya gitmiş. Büyücü kadın kendine yardım edemeyeceğini çünkü o ruhun araf ta sıkışmış olabileceğini fakat rüya sırasında bunu kadına sorabilmesini sağlayabileceğini söylemiş. Ve bir iksir hazırlamış kadına vermiş. Kadın iksiri içmeye karar vermiş. Gene rüyasında aynı kadını görmüş bu defa sormuş:

-neden bebeğimin yaşamasını istemiyorsunuz ? demiş

Kadın dalgın bakmış:

-ben artık tekrar doğmak istemiyorum demiş
Köylü kadın çok şaşırmış. Kadın devam etmiş:

-ben bundan bir yıl önce öldüm. Bir ülkede demircinin karısı idim. Daha önce başka bir yerde veba salgınında ölen bir balıkçının kızıydım. Daha önce ise bir nalbantın kızı idim. Ve yeniden doğmaktan değil ama sürekli alt tabakada doğmaktan bıktım. Dünyaya gelince bir önceki hayatlarımı hatırlamıyorum ama ölüp buraya geldiğimde hepsini tek tek hatırlıyorum. Günah-yiyici ile konuştum ve tekrar doğduğumda sahip olacağım aileyi merak ettiğimi söyledim ve günah –yiyici senin rüyalarına girmemi sağladı. Gene alt tabaka doğacağımı anladım. Bu yüzden iznim olmadığı halde seninle konuşmak istedim. Doğmak istemiyorum. En azından sizin gibi bir aileye. Belki doğum anında ölürsem diğer doğuşum soylu bir aile içinde olur. Demiş ve kibirli bir şekilde uzaklaşmış.

Köylü kadın uyandığında üzgün bir şekilde bu bebeğin kibiri ile başa çıkamayacağını düşünmüş. Ama bir cana kıymayı istemediğinden durumu kocasına anlatmış. Kocası ile karar vermişler bu çocuğun ölmesine kendileri sebep olmadan doğanın ellerine bırakmayı uygun görmüşler. Ve çocuk doğduğunda çıplak olarak bebeği ormana bırakmışlar. Tesadüfen o sırada avda bulunan soylu adam bebeği bulmuş ve evine götürmüş karısı ile bu çocuğu evlat edinmişler. Bebeğin adını çıplak anlamına gelen Shallak koymuşlar minik lady shallak bu soylu ailenin çocuğu olarak büyümüş. Ülkenin en iyi eğitmenlerince eğitilmeye çalışılmış. Fakat ilginçtir ki çocuk bu eğitimi kaldıramıyormuş. Ezber ve taklit ile ancak üvey ailesinin mensubu olduğu çevrede fark edilmiyormuş. Çevresindeki her şeye büyük bir görgüsüzlükle saldırıyormuş. Buna rağmen kibiri ile evde çalışan insanların büyük nefretini kazanmış.

Hergün artan görgüsüzlük ve kibirle serpilmiş. Evlerinin bulunduğu bölgede yaşayan ve hayatlarını çiftçilik ile kazanan bir ailenin de onun yaşlarında bir oğlu varmış çocuk kızın kabalığını ve kibirini bilmeden uzaktan görürmüş sürekli. Ve kızdan çok hoşlanmış. O yıl düzenlenecek kış şenliklerinde kız ile tanışmak istemiş ve tanışma anında ona güzel bir hediye vermek istemiş. Bahçelerinde bulunan gül ağacından bir gül istemiş gül reddedmiş kış ayında gül açamayacağını söylemiş. Fakat çocuğun üzüldüğünü görünce “iki gece beni sıcak kanla sularsan ve o sırada bana dünyanın en güzel aşk şarkısını şakıyacak bir bülbül bulursan olur” demiş . çocuk içtenlikle kabul etmiş ve ormanda bülbül aramaya koyulmuş. Onu da bulmuş. Rica etmiş. Bülbül önce havanın çok soğuk olduğunu yardım edemeyeceğini söylemiş fakat çocuğun üzülmesine dayanamayıp kabul etmiş bülbül o soğukta minicik bedeni titrerken güle en güzel aşk şarkılarını şakımış ve çocuk kanı ile sulamış toprağı. Ve iki gün sonra kırmızı bir gül açmış. Çocuk gülü almış ve şenliğe gitmiş. Lady Shallak ın yanına ve gülü uzatıp kendi ile dans etmesini istemiş. Domuz inciden ne kadar anlarsa kız da bu jestten o kadarını anlamış ve gülü çamura fırlatmış büyük bir görgüsüzlükle. Çocuk bu kibirli ve görgüsüz kız ile anlaşamayacağını fark etmiş ve orayı terk etmiş. Lady Shallak şenliğin ilerleyen vakitlerinde kendine armağan edilen “kaşıkçı elması” kadar büyük bir taşa sahip kolyeyi takmakla uğraşırken kolyede bulunan iğne gibi sivri ucu parmağına batırmış. Kangren olmuş ve ölmüş.
Tekrar arafa döndüğünde karşısında günah –yiyeni bulmuş. Günah-yiyen :
-sen neden sürekli doğup öldüğünü biliyor musun ? demiş. Çünkü hiçbir hayatında memnun olmayı öğrenemedin. Sürekli kıskançlık ve kibir senin hayatını zorlaştırdı. Çok mutlu olabilirdin. Her seferinde kötü huylarından temizlenebilmen için yeniden doğdun. Fakat sen inatla aynı hataları yapmaya devam ettin. Her dünyaya gelişinde insanları kırdın ve hiç sevilmeden öldün. Her defasında .. demiş. Ama yeniden döneceksin dünyaya bu defa karga olarak 250 sene yaşayacaksın. Ve tam sahip olduğun özelliklere göre davranacaksın. Kuru gürültü ve nezaketten yoksun sesinle rahatsız etmeye devam edeceksin insanları , mahsullerine zarar vermemen için korkutulacaksın ve asla kabul görmeyeceksin. 250 sene sonra tekrar insan olarak dünyaya geleceksin fakat bu defa çok farklı şartlarda ve farklı bir toplumda . göreceğiz değişebilecek misin demiş.
Ve Lady Shallak 250 sene boyunca korkuluklar ile korunan tarlaların kenarında gaklamış durmuş.
Tam 250 sene sonra İstanbul da bir kenar mahallede bir kız çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Babası onu hem çok severmiş hem bir yanlışında cezalandırırmış. Mahalle baskısı ile büyümüş. Okutulmuş. ex-lady shallak bulunduğu ve girdiği ortamlarda kabul görebilmek için gene taklit yöntemini kullanmış. Farklı sunmuş kendini tanıştığı herkese .
Akıllı görünebilmek için okuyup bitirdiği ama bir şey anlamadığı ezberlediği cümleleri kullanmış. Güzel görünebilmek için kozmetiğin son icatlarını kullanmış. Kabul görebilmek için ise çevresinde sevilen sayılan kadınları hedef almış . onları tartışmaların içine çekip kendini ön plana çıkarmayı hedeflemiş hep. Fakat akıllı olan insan böyle polemiklere girmediği için bu lafazan kendini laf cambazı sanmış. Nedense burnunun büyüklüğü kendi durumunu görmesine hep engel olmuş.
Günah-yiyenin ne demek istediğini asla anlayamamış kapasitesiz Lady Shallak asla kendisi olamamış ve çoğalmışlar bunlar. Dünyanın heryerinde ve ülkemizde bunlardan bolca var.
Lady Shallakları toplumda fark etmek mümkün biraz dikkatli olunursa.
Esmerse kendini kirec beyazı edebilmek için bol fondoten sürerler. Açık tenli ise bol makyajla kendilerini maymuna dönüştürürler. Parfüm kokuları gidecekleri yere kendilerinden önce varır. Tiksinti uyandırır . bir ortamda ağır bir parfüm varsa midenin en şiddetli şekilde bulandığı tarafa doğru git lady shallak ı orda bulacaksın.
Yazılarında ve konuşmalarında hemen fark edilirler. Bir fikir sunamazlar başkalarının fikirlerinin dansözlüğünü yaparlar. Kendilerine mal ederler. Başkalarından çaldıklarından kolaj yaparlar. Ve saldırırlar. Ama bilmezler ki tavşanın girdiği polemikten dağ haberdar değildir. Bu yüksek doruklara ve istedikleri anda tavşan olan lady shallak ı ezip geçecek aşağılayacak birikime sahip bu güçlü insanlar onla uğraşmazlar. Çünkü umursamazlar.

Hiç yorum yok: