Dünyada şu an 6 milyar küsür insan yaşamakta. Ve maalesef küresel ısınmayı durdurmanın yolu yok. Öngörülenler, bundan yüzyıl evvel kehanet gibi düşünülen her şey önümüzdeki elli yıl içinde daha belirginleşecek.
İyi şeyler söylemek isterdim ama şuan itibarı ile yavaşlatılabilir fakat durdurulamaz.
İsa’ nın yeniden yorumlanması neyi değiştirecek ki..
Ya da kimyanın mutfağa girmesi.. kimya zaten mutfakta hormonlu yiyeceklerle..
Önümüdeki elli yıl içinde zeka ortalamasında büyük bir düşüş gözlemlenecek.
Nedeni : yıllardır kullanılan ilaçlar. Depresyon ilaçları, yatıştırıcılar, uyku hapları, alkol bazlı ilaçlar, morfin bazlı ilaçlar vesaire. Bu ilaçların hiç prospektusünü okudunuz mu?
Yüzde kaçı emiliyor ve yüzde kaçı vücuttan atılıyor.
En iyi rakamlarla % 40 lık bir kısmı vücuttan atılır bu ilaçların .. ve doğaya karışır. İçtiğimiz su, yediklerimiz…
Önümüzdeki yıllarda fetal alkol sendromu gibi daha anne karnında bağımlı bebekler dünyaya gelecek.
Gönül ister ki olmasın ama bazen insan geri dönemeyeceği yola kendi girer.
Durdurulması mümkün değil..
Şirketler insanları kandırmayacakmış.. şirketler kandırmıyor ki.. insanlar inanmak, kanmak istiyorlar..
Sade bir yaşam tarzı benimsenip , lüks tüketim engellenecek. Mümkün değil. İnsanın en büyük hatası olan kendini evrenin merkezi görmesi, kendini değerli görmesi ve her şeyin kendi için olduğunu düşünmesi ve de kendini her şeyin en iyisine layık görmesi getirdi bizleri bu günlere.
Buna minik bir örnek: bir zombi filminde bir ısırık ile virüsün kendine bulaşacağını bildiği halde o zombileri dövüştürüp ya da alt tabakadan sağlıklı birini zombi ile dövüştürmesi ve bahise girilmesi..
İnsanoğlu böyle işte..
Sigara ve obeziteye savaş açılacak.. açılsın..
İyi sağlık zorunlu olacakmış..
Sağlıksız olanlar öldürülecek mi?
Sağlıksız doğanlar bu zorunluluğu yerine getiremeyeceği için doğar doğmaz öldürülecek mi?
Köktendincilik tersine çevirilemez..mümkün değil..
Senaryolar film yıldızlarından önemli olacak.. bu neyi sağlayacak ?
Herkes kendi işini kendi yapacak. Bu da mümkün değil. Sınıflar ortadan kalkmadıkça.. birilerinin yaşayabilmesi için bir başkasının hizmetinde çalışma gerekliliği sona ermedikçe.. çalışmak para için değil de sadece hobi olarak yapıldığı günler gelmeden mümkün değil.
Doğanın kirlenmesinin önüne ne geçebilir? Ya da zaten çoktan kirlenmiş olan nasıl temizlenebilir?
Artık sadece doğa bulunduğu şekli ile muhafaza edilebilir.. çoktan kirlenmiş olan temizlenemez. Sadece “o son” geciktirilir.
Cam şişenin doğada 4000 yıl,Plastiğin 1000 yıl,kola kutusunun 20-100 yıl, Sigara filtresinin 5 yıl kaldığı bilinen bir gerçek.. ya tıbbi atıklar.
İnsan hiçbir şey yapmasa bile ağaçlara kalp kazır içine adını yazar.
Dünyada sadece zevk olsun diye spor adı altında canlı öldüren gene insandır.
Doğada hiçbir varlık insan hariç, tehlikede olmadan, yemek amacı dışında başka bir canlıyı öldürmez. Bir piton bir fareyi yuttuğunda başka bir av için tam bir ay bekler.
Bu yok etme arzusu ile insan soyunun sonunu da, doğanın sonunu da kendi hazırladı.
Nükleer denemeler, yeni silahlar, biyolojik silahlar nerelerde deneniyor? üçüncü dünya ülkelerinde elbette. üçüncü dünya ülkelerini kimyasal atıkları için çöp, deney yapmak için büyücek bir laboratuar olarak kullanmaktan vazgeçilmediği sürece hiç bir değişim yaşanmaz.
Ama....
Acaba diyorum....
Dünyadaki herkes aynı anda yellense sera etkisi yaratıp dünya üçüncü bir buzul çağına girer mi?
Belki bu bir çözümdür..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder