26 Nisan 2008 Cumartesi

Aptallığın Kerestolojisi



İçimde bir embesil var. Onun hatalarından ders almalıyım. Paul Valery

“aptallar köyü” diye bilinen bir köyde kaynana gelinine bir avuç ceviz getirmesini istemiş. Cevizler bir küpün içindeymiş. Küpleri bilirsiniz ucu dar gövdesi geniş olur. Gelin elini sokmuş küpe bir avuç ceviz almış ve elini çıkarmak istemiş. Fakat avucu dolu olduğu için dar ağızdan çıkaramamış elini. Ağlamaya başlamış.. kaynanası gelmiş o da çare bulamamış. Gelinin elini çıkaramamışlar.. kayınbaba, komşular.. derken köyün sözü geçenleri gelmiş. Çare aramışlar. Ve e sonunda gelinin kolunu kurtarabilmek için elini bilekten kesmişler.

aptallığa örnek olarak anlatılan bir hikayedir bu..

ama aptallık nedir?

Aptallık sıkça zeka donukluğu ile karıştırılan bir durumdur. Düşünme, karar verme, algılama gibi yetilere sahip olmayanlar ile karıştırılır. Ne kadar yanlış…

Aptallar aslında bütün bu yetilere sahiptirler. Sadece toplumda “doğru” olarak karar verilen ve uygulanagelen davranışları göstermezler. Tıpkı yukardaki hikayede olduğu gibi.

Hikayedeki gelinin elini o küpten kurtarmasının bir çok yolu vardır :
-gelin avcunu boşaltır
-küpü kırabilirler
-el kesilir

Amaç elin çıkarılması, bunu idrak etmişler. Ve yollardan birini seçmişler. İşte aptal olarak tanımlanmaları burada başlar. Seçtikleri yol.. normal sayılan insanlardan farklı yolu seçmeleri.

İnsanlar taklitle ve bir önceki tecrübelerle hareket ederler.
Ateş yakar elini uzatma gibi…

Normal insan davranışına bu tecrübeler yön verir. Ama aptal olarak adlandırılan kişi felaketi yaşayarak tecrübe eder. Onlar için hayatta her şey olanaklıdır. Yakmayan ateş de vardır belki ..kim bilir ? denemeden bilinebilir mi?
Ve onlar hayatı deneyerek, yanılarak kucaklarlar. Hazırlıksız anı yaşarlar ve bundan zevk alırlar. Onlar her karşılaştığı şeyleri bir önceki ile karşılaştırıp, değerlendirip hareket etmezler. Onlar farklılıkların peşindedirler.

Errare humanum est.( hata insanidir)sanırım Seneca ya ait.

Hiç yorum yok: