4 Haziran 2008 Çarşamba

Siyam İkizi Sevgililer

Halk arasında yapışık danalar diye bilinirler. Halk bu yani küfür ya da hakaret mahiyetinde değil durumun oldukça absürd olduğunu belirtmek için kullanmışlar.

Bunlar doğuştan yapışık değillerdir. Ömürlerinin büyük bir dönemini bir yapışık ikizi olduğunda habersiz geçirir. Ama çocukluk ve serpilme dönemi incelendiğinde yapışma eğiliminin sonradan kazanım değil doğumla kendine gelen bir hediye olduğunu anlarsınız.
En yakın arkadaşı nerde ise o ordadır. Aynı sıradadır. Aşı sırasında hemen arkasındadır. Kendine kurban olarak seçtiği, yapışmak üzere seçtiği zavallıyı öğrenim hayatı boyunca takip eder durur. O ne almışsa o da gider aynısından alır. En büyük hüzünleri yaz tatili döneminde yaşar. Kurban başka bir okula gitse, kendi şehir değiştirse ilk 2 ay kendine gelemez ama sonra yeni bir kurban bulur kendine…

Kendini ifade edebilmesi için taklit yöntemini kullanmak zorundadır. Geçen yazılarımdan birinde mimikri demiştim. Doğanın en büyük harikasıdır. Kendi yaşamını koruyabilmek, kendine yiyecek çekebilmek, ve üremesini sağlayabilmek için doğada bir çok canlı taklitten yararlanır. Bu da böyle bir şey.. ama kötü yanı taklit ettiği ve yapıştığı kişi ile o kadar çok özdeşleşir ki kurban artık rahatsızlık duymaya başlar çünkü elinden alınan kendi hayatıdır.

Bu yapışma ve taklit etme özelliğine sahip kişilerin bir sevgilisi olduğunda durum ilk aylarda çok güzeldir. Kurban olayın ehemmiyetini kavramaz . “ne güzel gününü hep benle geçirmek istiyor” diye düşünür. Dolmuşta el ele dizdize. Yolda sevgili bir yere kaçacakmış gibi elini sıkıca kavramalar.

Kurban olayı ancak yapışık ikizi kendisinin geçenlerde aldığı yazlık çiçekli elbisenin kumaşından yapılmış gömleği sevgilisinde gördüğünde anlar. Ve iş işten çoktan geçmiştir.
Çünkü çocukluğundan itibaren izleyeceği yol konusunda deneyim sahibi olan UHU-404 sevgilisi onun çoktan hayatına her alanda girmiştir. Karşısındakinin tüm özelliklerini iyice tartıp ona benzedikçe sevgilisinin ailesi tarafından kolay benimsenir, kurbanın arkadaşları tarafından sevilir. Terk etmeye kalkışan kurban zaten ilk önce onların hışmına uğrar. Ve iç hesap yapmaya başlar “bu benim için her şeyi yapıyor benim için kendi çevresi ve ailesinden vazgeçiyor, benim hoşlandığım şeyleri yapmak için didiniyor ve ben onu terk etmek istiyorum … kötüyüm ben.. nankörüm ben..” der ve ilişkileri devam eder. Tam da ikizinin istediği şeydir bu.
Bu raddeden sonra simbiyoz bir hayat yaşamaya başlarlar. Özel alan yok, kişiye özgü hobiler yok.. her zaman ve her yerde birlikte bir hayat.

Böyle ilişkilerin tek güzel yanı ise bir alana ikincisi bedava olan kampanyalara katılmak. Sinemaya bir biletle girerler. Bir kişilik mönü parasına ikisi birlikte doyarlar.

Aslında sanırım bu kampanyaları düzenleyen firmalar da bu çiftleri tek kişi olarak görüyorlar.

Mimikri: bir canlının ortamında başka bir canlıyı taklit etmesidir. Bu zehirli bir hayvanı taklit ederek (renk ve biçim olarak) kendi hayatını koruması ya da bir çiçeğin tozlaşmasını sağlayabilmesi için arıyı kendine çekmek için bal yapabileceği bir çiçeğin şekline kendisini benzetmesi gibi.
-eski bi yazım-

Hiç yorum yok: